Şah Damarı Tıkanıklığı Nedir?

Önce Kadir İnanır’ın rahatsızlığı sonra Filiz Akın’ın geçirdiği operasyon ile gündeme geldi. Biz de geçen yaz annemin şah damarı tıkanıncaya kadar konudan habersizdik. Annem midesine dokunduğu için her gün alması gereken aspirini ve tansiyon ilacını almayı bırakmış olduğu için şah damarı yavaş yavaş tıkanmış.

ah Damarı Tıkanıklığı

Şah damarı; boynumuzun her iki yanında bulunan ve beynimize kan götüren iki önemli atardamar, tıbbi deyimiyle karotis. Beynimizin ihtiyaç duyduğu kanın çok önemli bir kısmı bu damarlar yoluyla taşınır.  Daralmasının  veya tıkanıklığının en önemli sebebi damar sertliğidir.

Damar sertliği, şah damarlarının içinde yağ ve kireçten oluşan bir tabakanın birikmesine neden olur. Biriken bu kireç tabakası, zamanla kalınlaşarak damar çapında ciddi darlıklar oluşturabilir. Bu daralmalar sonucu beyni besleyen kan miktarında azalma meydana gelir. Şah damarındaki kan akımının kritik bir düzeyin altına düşmesi durumunda beynin beslemesi bozulmaya başlar. Bu duruma istemi denir. Kireçlenme nedeniyle oluşan darlıklar tedavi edilmediği takdirde, ilerleyerek tam bir şah damarı tıkanıklığına yol açar.

Boyun damarlarında darlığa, daha seyrek olarak, travmaya bağlı damar yırtılması (diseksiyon), boyun bölgesine uygulanan ışın tedavisi sebep olabilir.

Şah damarı darlıklarının ve tıkanıklarının belirtileri

Şah damarındaki darlık veya tıkanıklık nedeniyle beyine ihtiyacı olan yeterli kanın gitmediği durumda, hastada geçici bazı şikayet ve belirtiler ortaya çıkmaya başlar. 24 saatten az süren ve kalıcı olmayan bu belirti ve şikayetlere geçici iskemik atak denir. Geçici iskemik ataklar, karotis damarındaki  kireç tabakasından kopan küçük pıhtı parçacıklarının, küçük beyin damarlarına kaçıp, ani tıkanması sonucunda gelişir.

ah damarı

En sık görülen geçici iskemik atak şikayetleri

  • Kolda, bacakta veya yüzde uyuşma
  • Kolda, bacakta veya vücudun yarısında kuvvet kaybı
  • Yüz yarısında felç
  • Bulanık görme veya görme kaybı
  • Konuşma güçlüğü veya konuşamama
  • Konuşulanları anlayamama
  • Şiddetli baş dönmesi / denge kaybı
  • Bilinç kaybı

Geçici iskemik ataklar, uyarıcı inmelerdir. Hastayı, yaklaşmakta olan bir kalıcı inme ve felç riski yönünden uyaran öncü ataklardır.

Geçici iskemik ataklara neden olan şah damarı darlığı, uygun şekilde tedavi edilmezse, hastada kalıcı iskemik inme/felç durumu gelişebilir.

Şah damarı darlıkları, hastaların önemli bir kısmında ani ve kalıcı bir inme öncesinde şikayet oluşturmayabilir. Bu nedenle, 60 yaşından sonra veya damar sertliği için ikiden fazla risk faktörü olan kişilerde daha erken yaşlarda (doktorunuzun önereceği) olmak üzere, şahdamarı kireçlenmesi, daralması yönünden check-up yapılması uygundur.

Şah damarı darlıklarının teşhisi için yapılabilecek testler

  • Doppler ultrasonografi
  • MR anjiografi
  • BT anjiografi
  • Kateter anjiografisi (DSA)

Darlığın damar çapı olarak %50’ye ulaşmadığı hastalarda risk faktörlerinin kontrolü ve ilaç tedavisi yeterli olabilir.

  • Yaşam şeklinin değiştirilmesi: Daha fazla hareket ve hastaya uygun sağlıklı  beslenme
  • Sigaranın bırakılması
  • Kan basıncı, kan şekeri ve kolestrol düzeylerinin kontrol altına alınması
  • Pıhtı önleyici ilaçlar

Şah damarındaki darlığın %60-70 düzeyine ulaştığı durumlarda ilaç tedavisi yetersiz kalır.

İlaç tedavisine ek olarak girişimsel bir müdahalenin yapılmasının, inme/felç geçirme olasılığını anlamlı oranda azalttığı görülmüştür. İnme önleyici bu müdahele, açık cerrahi (endarterektomi) veya stentleme yöntemiyle yapılmaktadır.

Açık cerrahi (endarterektomi), kalp-damar cerrahları tarafından uygulanan bir ameliyattır. Bu ameliyatta, şah damarı kesilerek açılır ve damar içinde darlık oluşturan yağ ve kireç tabakası kazınarak çıkartılır.

Karotis stentleme işlemi, nöroradyologlar tarafından uygulanır. Şah damarı stentleme, herhangi bir cerrahi kesi yapmadan damar içinden (endovasküler yolla) uygulanır. Kateter adı verilen özel tüplerle darlık bölgesine damar içinde ulaşılır ve damarın daraldığı bölgede bir metal kafes (stent) açılarak, damar normal çapına geri döndürülür.

Annemin şah damarı, ne yazık ki uyarıcı nitelikte bir atak geçirmeden tıkandı ve felce sebep oldu. Toplum olarak sanırım yaptığımız en büyük yanlış kalbimize gösterdiğimiz özeni beynimize göstermememiz. Ortalama bir insan 60 yaşına gelinceye kadar birçok kez kalbini kontrol ettirir. Peki ya beynimizi hiç kontrol ettiriyor muyuz?

Nöroradyoloji uzmanı Prof. Dr.Kubilay Aydın’ın yazısından derlenmiştir.

 

Beğenerek ve paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: