Alzheimerlı Hasta Bakımı 2

ALZHEİMERLI HASTADA KAYGI VE ENDİŞE

Sürekli değişen bir dünyada sorunları çözemeyeceği ve ihtiyaçlarını karşılayamayacağı düşüncesi hastada kaygı yaratır. Kaygı, Alzheimer hastalığının sebep olduğu zihinsel ve fiziksel kayıplara karşı doğal bir tepkidir.

Alzheimerda Saldırganlık

Demans hastaları gergin olduklarında genel bir huzursuzluk içinde olurlar. Hareketsiz kalamama, aşağı yukarı dolaşma, gözüne çarpan her şeyle oynamak, farklı bir yere gitmeye çalışma, eşyaları uygun olmayan şekilde kullanma ya da saklama, mutfak aletlerinin yerini değiştirme, uygunsuz giyinme/soyunma, tekrarlayıcı cümleler, olumsuzluk, hiçbir şeyi beğenmemek, sürekli talep etme duygusal rahatsızlığı gösterir.
Alzheimer hastası ailesi, işi ve yarım kalmış işler için, artık bunlar onun sorumluluğunda olmasa da üzülür ve yaklaşan bir olay ya da yakın gelecekte olacak bir şey için aşırı derecede korkar. Kaygı duyan hasta kendini çaresiz, yetersiz, huzursuz hisseder ve uykusu bozulur.

Kronik gerginlik ve güvensizlik duygusunun sebebi sorunları çözememek veya ihtiyaçları karşılayamamaktır. Sinirlilik ılımlı bir tepkidir ancak kaygı ve moral bozukluğu duyguları fark edilmezse bu duygular öfkeye doğru tırmanır.

BAŞ ETME YÖNTEMİ

  • Endişe ve korkunun gerçek nedenini bulmak her zaman mümkün olmayabilir. Sorun yaratacak olayları önceden tahmin edip buna göre davranmaya çalışın.
  • Hastaya güven verme yollarına odaklanın, size asılsız gibi görünse de hasta bu kaygılarının doğru olduğuna gerçekten inandığı için endişelerini ciddiye alın.
  • Hastanın ‘o andaki’ dünyayı algılayış biçimine siz de katılın. Bu gerçekler çerçevesinde mantıklı bir açıklama getirmeye çalışın ve aynı zamanda güven ve teselli verin. Burada önemli olan açıklamanızın ne kadar doğru olduğu değil hastanın buna verdiği duygusal tepkidir.
  • Şayet hasta ölmüş eşi için endişeleniyorsa eşinin işe gittiğini söyleyin.
  • Emekli olduğu işi için endişeleniyorsa patronunun telefon edip bugün işe gelmesi gerekmediğini söylediğini söyleyin.
  • Bir durumla ilgili gerçeği, hasta ikna edilebilir bir ruh halindeyken, yumuşak bir biçimde açıklamaya çalışın. Şayet üzülüyor veya söylediklerinize inanmıyorsa gerçeği kanıtlamaya çalışmayın.
  • Açıklamanızı destekleyecek somut bir durum yaratmaya çalışın. Örneğin telefonda patronuyla konuşuyormuş gibi yapın veya hastanın bir akraba ile konuşmasını sağlayın. İkna edici bir mesaj yazılı olan bir telefon notu veya mektup verin. İçini rahatlatın ve fiziksel temas sağlayın.
  • Daha sonra hoşuna gidecek bir aktivite ile dikkatini olumlu bir şeye yöneltmesini sağlayın.
  • Sürekli değişen bir dünyada sorunları çözemeyeceği ve ihtiyaçları karşılayamayacağı düşüncesi kaygı yaratır. Alzheimer hastalığının sebep olduğu zihinsel ve fiziksel kayıplara karşı doğal bir tepkidir.
  • Hasta kendini ifade etmekte güçlük çekiyor sıkıntısının gerçek nedenini açıklayamıyorsa ne söylemek istediğini tahmin edin. Örneğin, ‘Ne kadar aman?’ sorusu, ‘Bana daha ne kadar zaman bakabileceksin?’, demek olabilir. İfade ettiği duygularına, onun içini rahatlatacak ve ona bakacağınızı gösterecek yanıtlar verebilirsiniz. Korkusunun nedenini anlamadıysanız hastayı endişe kaynağı olabilecek yerden uzaklaştırın.
  • Bir süs eşyasının, posterin ya da aynanın kaldırılması odadaki insan sayısının azalması ya da gölgeleri ortadan kaldırmak için ışığın arttırılması anksiyeteyi, korkuyu ortadan kaldırabilir.
  • Düzenli olarak çevrede neler olup bittiğini ve oradaki insanların kimler olduğunu açıklamak hastanın kaygısını azaltır. Söylediklerinizi anlamıyor olsa bile yüz ifadeniz ve ses tonunuz içini rahatlatır.
  • Değişmez bir çevre ve düzenli işler oluşturmaya çalışın ve bunu sürdürün. Aynı olan yerleri ve insanları tanımasa da kendini güvende hisseder ve bunlar onu yaşama bağlar .
  • Hasta iletişim kurmakta zorlanırsa, evin atmosferinden etkilenir. Gergin bir atmosferde kendini güvensiz bir ortamda hisseder ve huzursuz olur.

Alzheimer Kafa Karışıklığı

Kısaca endişe ve zihin karışıklığı nasıl azaltılır

  1. Hastanın aktiviteleri mevcut yetenekleri ile uyumlu olursa
  2. Aşırı uğraş ve uyarı olmazsa
  3. Günlük rutin yaşamı değişmezse
  4. Her zaman aynı şeyleri aynı düzen içinde yaparsa

ALZHEİMERLI HASTADA SALDIRGANLIK

Alzheimer hastalarında sözel saldırgan davranışlar daha sık görülür. Yanlış algılanmış bir tehlike ya da tehdit sonucunda ortaya çıkan ve aslında doğal bir tepki olan korku, saldırgan davranışlara sebep olur.

  • Fiziksel agresif olmayan davranışlar; bir şeyleri uygun olmayan şekilde kullanma, eşyaları saklama, uygunsuz giyinme/soyunma, tekrarlayıcı cümleler.
  • Sözel agresif olmayan davranışlar; negativizm, hiç bir şey beğenmemek, dikkat çekmek için sürekli istekte bulunmak, sözün kesilmesi.
  • Fiziksel olarak agresif davranışlar; vurmak, itip kakmak, tırmalamak, bir şeyleri zorla almak, insanları zorla yakalamak, ısırmak.
  • Sözel agresif davranışlar; haykırma, beddua okuma, küfür etme, öfke patlamaları, tuhaf sesler çıkartmak.

SALDIRGANLIKLA BAŞA ÇIKMA YÖNTEMİ

  • Saldırgan davranışın, beyin hasarına bağlı olduğunu bilseniz de bu davranışa neyin sebep olduğunu anlamaya çalışın.
  • Yatıştırıcı sakin bir ses tonu ile konuşun, olumlu ve güven verici olun. Siz ne kadar öfkelenir ya da korkarsanız hasta da o kadar saldırgan davranacaktır.
  • Bakıma ihtiyacının olması, kendini kaybolmuş hissetmesi, sahip olduğu şeyleri ve özgürlüğünü kaybetmiş olması ona zalimce geldiği için ‘bana zalimce davranıyorsun demesi’, ‘Hayat bana zalim davranıyor’ anlamına gelebilir.
  • Çevresinde olup bitenleri takip edemediği için sizin farkında olduğunuz şeyleri kabul etmez, anlamaz veya hatırlamaz. Eşyaları yok oluyorsa siz de orada iseniz eşyaları sizin çaldığınızı düşünür. Bu durumda ‘Kendini kaybolmuş hissettiğini biliyorum’, ‘hayat gerçekten zalim görünebiliyor” diyebilirsiniz.
  • Bütün çabanıza rağmen ‘Seni sevmiyorum, beni zehirliyorsun, istemiyorum, git başımdan?’ derse bunu onun nezaket anlayışını kaybetmesi olarak algılamayın, neyi kastettiğini anlamaya çalışırsanız daha az üzülürsünüz. Aslında; ‘Etrafımda insanlar görüyorum ama kim olduklarını bilmiyorum. Bu yabancı yüzler benim aileme ait değil. Annem nerede? Neden beni bıraktı?’’ demektedir.
  • Çevremizdeki insanlara, hastanızın iyi ve nazik davranışlarını olumsuz etkileyen bir hastalığı olduğunu, tehlikeli ve deli olmadığını açıklayın.
  • Umumi bir yerde olay yarattıysa hiç bir şey söylemeden onu uzaklaştırın şayet utanılacak bir durum yaratacağını anlarsanız ilgisini başka yöne çekin. Kişisel sorular soruyorsa konuyu değiştirin. Ona yemek vermediğinizi söylüyorsa aşırı tepki vermeyin, tartışmayın, onu şaşırtın ve ilgisini başka yöne kaydırın. Örneğin birlikte bir şeyler içmeyi, bir yerlere gitmeyi ya da yapmaktan hoşlanacağı bir şeyler yapmayı teklif edin.
  • Fiziksel saldırganlık durumunda geri çekilin. ‘Lütfen canımı yakma’ veya ‘lütfen dur’ demenin yararı olabilir. Odadaki insanları dışarı çıkarın ve hasta sakinleşinceye kadar içeri almayın.
  • Saldırganlık konusunda endişeniz varsa ortamdaki ağır ve keskin nesneleri kaldırın.
  • Saldırganlaşırsa o anda bu davranışa neyin sebep olmuş olabileceğini, olayı neyin tetiklediğini anlamaya çalışın, ellerini veya kollarını tutmak gibi sınırlayıcı bir davranıştan kaçının.
  • Olayı tetiklemiş gibi görünen şeyi ortadan kaldırmak ilerideki olayları önleyebilir.
  • Güven telkin etme ve dikkatini dağıtma çabaları sonuç vermezse kendi güvenliğiniz için ne yapmanız gerekiyorsa yapın. Hasta tarafından sımsıkı tutulurken kendinizi nasıl kurtaracağınızı öğrenmek için önceden deneyimli bir eğitmenden bilgi alın. Bu size hem cesaret verir hem de olaylar karşısında sakin kalmanızı sağlar. Kibar bir şekilde yapılırsa “sıcak bir bakım davranışı” olarak da değerlendirilebilir. Odayı terk ederek sakinleşmesi için hastaya zaman tanıyın.
  • Neler olup bittiğini ve neler hissettiğiniz konusunda güvenilir biri ile konuşun.
  • Sorun kontrolden çıkıyorsa ya da korkuyorsanız doktora başvurun. Bazı saldırgan davranışların ortamla ilişkisi olmayabilir ve ilaçla tedavi gerekebilir. Örneğin depresyon bazen saldırgan davranışlara neden olur.
  • Endişe, korku, ajitasyon (gergin, karmaşık ruh hali), sinirlilik, öfke, gerginlik gibi duyguların her biri saldırgan davranışa sebep olabilir. Bu duyguları ortaya çıkarak faktörleri ve bu duygularla nasıl baş edeceğinizi öğrenin.

Kısaca saldırgan davranış ile baş etme yolları

  1. Yüzleşmeyin ve tartışmayın.
  2. Alınganlık göstermeyin, kişisel almayın.
  3. Fiziksel güç kullanarak, gülerek ya da sataşarak hastayı kışkırtmayın.
  4. Korktuğunuzu belli etmeyin. Hastayı köşeye sıkıştırmayın yada sizi köşeye sıkıştırmasına izin vermeyin.
  5. Hasta ile aranızda yeterli alan bırakın.
  6. Ceza vermeyin.

Alzheimer Derneği İstanbul’da ücretsiz olarak “Evde Bakım Eğitim Hemşiresi”  ile hasta yakınlarına destek veriyor. 0212 220 20 92 ve 0212 224 41 89 numaralı telefonlardan ulaşabilirsiniz.

Bu yazı Alzheimer Vakfı sitesinde yer alan önerilerden derlenmiştir.

Beğenerek ve paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: