Sağlığın Anahtarı Uyku

Bugün 21 Mart, baharın ilk günü. Her sene bu günden en uzun gündüzü yaşayacağımız 21 Haziran’a kadar enerjim giderek yükselir. Güneş benim için hayat demek, mutluluk demek. Dilerim önümüzdeki üç ay hepimizin umutlarının tazelendiği, kendimizi şevkatle sarmalayacağımız bir dönem olur.

Bu yazı Burnumuzun Dibindeki Şifa; Nefes yazımın devamı olacaktı ama araya Annem girdi. Sevgili Ebru Şinik’in çok faydalandığım Genleriniz Kaderiniz Değildir kitabından derlediğim özet bilgiler umarım sizin de daha huzurlu ve sağlıklı olmanıza vesile olur.

5000 yıllık geçmişi olan Ayurveda, insanın her yönden dengede kalmasını hedefleyen ilmi bir sistem. Aynı Batı Tıbbı’nda olduğu gibi uzman doktor veya cerrah olmak için 8, 9 sene öğrenim görmek zorunda olunduğunu öğrenince açıkçası şaşırdım. Bugüne kadar kendimi o kadar Amerika ve Avrupa’ya endekslemişim ki dünyanın geri kalanı ile irtibatım hiç olmamış.

Ayurvedik tavsiyeler öncelikle sağlıklı yaşlanmayı hedefleyen yaşam tarzı değişikliklerine, rutinlere dayanıyor. Bizler aralarında sürekli etkileşim olan üç ana bedenden oluşuyoruz.

*Fiziksel Beden

*Zihinsel Beden

*Ruhsal Beden

Sadece fiziksel bedene önem verip sağlıklı beslenerek ve düzenli spor yaparak sağlığımızı koruyamıyoruz. Zihnen ve ruhen karmaşa ve çöküntü içindeysek maalesef fiziksel bütünlüğümüzü korumamız da mümkün olmuyor.

Ayurvedik yaşam tarzı, bu üç bedenimizi denge içinde tutarak bu hayattaki en iyi halimize kavuşmamızı amaçlıyor. Bu sayede

  • Uzun, sağlıklı, neşe içinde bir yaşam,
  • Gelecek ve yaşlanmakla ilgili tüm kaygılardan arınarak hafiflemek,
  • Sağlık sorunlarıyla vedalaşmak,
  • Zarar verdiği bilinen alışkanlıkların iyi alışkanlıklarla değiştirilmesi,
  • Kaliteli bir uyku düzenine kavuşmak,
  • Sindirim sistemini her gün, kolayca çalıştırmak,
  • Yüksek tansiyonu dengelemek,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek,
  • Günlük yaşamda daha enerjik, dinç ve dingin hissetmek,
  • İlişkilerinizi iyileştirip, geliştirmek mümkün.

Uyku Saatleri

Sağlıklı bir yaşam için günde ortalama 7-8 saat uykuya ihtiyacımız var. Bu süre kadar önemli olan bir başka konu hangi saatler arasında uyuduğumuz. Vücut saatimize (Sirkadiyen ritim) uyan saatlerde dinlenmeye çekilmemiz, bedenimizin her anlamda kendisini yenileyebilmesi için son derece kritik.

Güne zinde başlamak hepimizin hakkı

Güneş doğarken doğayla beraber uyanmak ve güneş battıktan birkaç saat sonra yatağa gitmek en sağlıklısı. Fiziksel bedendeki temizliğimiz yaklaşık 22.00-02.00, zihinsel temizliğimiz 02.00-04.00 arasında gerçekleşiyor.

Son yüzyılda insan bedeni elektriğin ve televizyonun hayatımıza girmesiyle doğal ritminden uzaklaştı. Yüzbinlerce yıldır güneşe uyumlanmış bedenlerimiz artan hastalıklar ile bu yeni düzene adeta isyan ediyor. Tabi ki tek sorumlu uyku saatlerimiz değil ama bence sağlığımız üzerinde en önemli etkiye sahip faktörlerden biri.

Erken ve hafif bir akşam yemeği , uyumadan birkaç saat önce elektronik aletlerle irtibatı kesmek birçok sağlık sorunumuzu çözmemize yarayabilir.

Yıllarca baykuş gibi geceleri okur, film izler veya çalışırdım. Özellikle çoluk, çocuğa karışınca ancak onlar yattıktan sonra kendime zaman ayırabiliyordum. Geç yatınca da doğal olarak acıkıyor; bir şeyler yiyordum. Çocuklar küçükken gece birkaç defa kalkmak zorunda kaldığım için zaten uykularım doğal olarak bölünürdü. Çocuklar büyüdüğü halde uyku kalitem düzelmedi. Sabahları yorgun uyanıyordum.

Artık gece yarılarına kadar oturduğumda, bedenimin günlük fiziksel detoks saatlerini harcadığımı biliyorum. Çoğunlukla 23.00’ü geçirmeden yatıyorum ve sabah gün doğmadan zinde bir şekilde uyanıyorum. Son yıllarda yükselen tansiyonum normal değerlerine döndü. Göz altı morlarım azaldı ve cildim daha canlı görünüyor.

Düzenli ve Yeterli Uykunun Faydaları

  • Kan akışını düzenler, cildin daha canlı görünmesini sağlar
  • Göz altı morluklarını engeller ve stres kaynaklı göz seğirmesini sakinleştirir
  • Stresi azalttığı için beslenme alışkanlıklarını ve sindirim sistemini olumlu etkiler
  • Bedenin salgıladığı büyüme hormonu GHA ile stres ile baş etmemizi sağlayan, inflamasyon önleyici hormon DHEA salınımını arttırır. GHA kolejen üretimini çoğalttığı için cildimiz daha berrak ve elastik bir forma kavuşarak ışıldar. Böylece kremlere ve kapatıcılara avuç dolusu para ödemek zorunda da kalmayız.

Yetersiz ve Düzensiz Uykunun Zararları

  • Hızlı yaşlanma
  • Kilo alma
  • Hormonal düzensizlikler
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Vücudun kendini tamir etme ve temizleme süresinin uzaması
  • Düşük performans
  • Depresyon ve anksiyete eğilimi
  • Beyinde sinir ağı hasarı

Sindirim Sistemi

Ayurveda “Ne yersen O’sun” yerine “Neyi sindirebiliyorsan, O’sun” yaklaşımını temel alıyor. Bağırsaklarımız vücudumuzun en büyük bağışıklık organı. Bağırsak florası bozulmaya başladığı andan itibaren bağışıklık sistemi zayıflamaya, birçok hastalığın sebebi olan inflamasyon (mikro düzeyde yangı ve iltihaplanma) oranı artmaya, fiziksel ve zihinsel olarak muhtelif semptomlar baş göstermeye başlıyor.

Mutluluk hormonu serotoninin %80-95’inin kalınbağırsak duvarında salgılandığını yakın zamana kadar bilmiyordum.

Duygularımızı doyurmak için değil vücudumuzu korumak için yiyelim.

Her gün, en az bir defa, genelde sabahları, konforlu bir şekilde tuvalete gidiyor ve tuvalet sonrası hafiflediğinizi hissediyorsanız sindirim sisteminiz düzenli ve sağlıklı çalışıyor demektir.

Ayurveda’ya göre sindirim sistemimiz sadece yediklerimizi sindirmez. Beş duyumuzla algılayarak aklımızda biriktirdiğimiz tüm duygu, düşünce ve deneyimlerimizin bir kısmını da dönüştürür ve hem fizik hem zihin bedenden tahliye eder. Bu sebeple sindirim sistemimize “Duygusal Beyin” diyebiliriz.

Sindiremediğimiz her duygu vücudumuzda toksin birikmesine sebep olabilir. Doku ve organların içinde takılıp kalan sindirilememiş besin ve duygu artıkları fazla yağlanmaya, vücudun ana kanallarını tıkayan kolestrole sebep olur.

Vücudumuzda Toksin Birikiminin İşaretleri

  • Kabızlık
  • Sinüs tıkanıklığı
  • Nefes darlığı
  • Geç kalkma, uyuşukluk, düşük enerji
  • Özellikle sabah uyanınca beyazımsı veya sarımsı renkte ve kekremsi bir tabakayla kaplı dil yüzeyi
  • Vücudun muhtelif bölgelerinde ağrı, gerginlik, tutulma
  • Vücut genelinde ya da karın bölgesinde ağırlık ve şişkinlik hissi
  • Zihinsel bulanıklık ve düşük konsantrasyon
  • Tekrarlayan hazımsızlık ve gaz problemleri

Sağlıklı Bir Sindirim İçin Dikkat Etmemiz Gerekenler

  • Tıka basa, ölçüsüzce yemeyecek her öğünde midemizde hazım için boş alan bırakacağız
  • Özellikle akşam yemeklerinden sonra işlenmiş, şekerli hiçbir şey tüketmeyeceğiz
  • Soğuk sıvı ve gıdalardan uzak duracağız
  • Gün boyunca yudum yudum sıcak su içeceğiz
  • Sindirim sistemini çalıştırmak için meditasyon yapacağız
  • Burundan alınıp verilen kontrollü ve ritmik nefes tekniklerinden faydalanacağız

Bu konu ilginizi çektiyse günlük hayatınıza ekleyerek çok faydasını göreceğiniz öneriler gelecek yazımda. Sevgilerimle…

Beğenerek ve paylaşarak daha çok kişinin faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: